Moneypay CTO'su Fehmi Anaç ile yazılım, ödeme sistemleri ve yapay zeka ekseninde değişen dünyayı ve değien CTO'luk tanımı üzerine bir söyleşi gerçekleştirdik. İşte sorularımız ve Fehmie Anaç'ın yanıtları.
Developer olarak başlayan kariyerinizin CTO'luğa uzanan yolculuğunda bakış açınız nasıl değişti? Bugün bir CTO olarak teknoloji ve iş tarafı arasındaki dengeyi nasıl kuruyorsunuz?
Teknoloji şirketlerinin temelinde yazılım ve teknoloji üretimi olduğu için, developer olarak başlayan bir kariyerin CTO’luğa uzanmasının önemli bir avantaj sağladığını düşünüyorum. Özellikle uzun vadede hangi alanlara yatırım yapılması, hangi teknolojilerin geliştirilmesi veya iyileştirilmesi gerektiği konusunda teknik geçmiş, karar alma süreçlerini ciddi anlamda kolaylaştırıyor.
Developer olarak çalıştığım dönemlerde de yalnızca iyi bir teknoloji üretmeyi değil, geliştirdiğim ürünün gerçekten kullanılmasını ve işin büyümesine katkı sağlamasını önemserdim. Bugün CTO olarak da bakış açım çok farklı değil. Önceliğimiz, aşırı mühendislik yaklaşımına kapılmadan işin büyümesini destekleyen, ihtiyaçları doğru şekilde karşılayan ve aynı zamanda gelecekte ayağımıza dolanmayacak, sürdürülebilir teknolojiler üretmek. Teknoloji ve iş arasındaki dengeyi de tam olarak bu noktada kurmaya çalışıyorum.
MoneyPay’de ödeme teknolojileri gibi hızlı değişen ve regülasyonların yoğun olduğu bir alanda teknoloji stratejisini belirlerken hangi konulara odaklanıyorsunuz? Sizce bu alanı önümüzdeki yıllarda nasıl bir dönüşüm bekliyor?
Ödeme teknolojileri, hem teknolojinin hem de regülasyonların çok hızlı değiştiği bir alan. Bu nedenle stratejimizi oluştururken güvenlik, regülasyonlara uyum ve sürdürülebilirliği temel gereklilikler olarak görüyoruz. Bunun yanında hız ve müşteri deneyiminden ödün vermeden, ölçeklenebilir ve yeni iş modellerine kolay adapte olabilecek teknolojilere yatırım yapmaya çalışıyoruz.
Önümüzdeki dönemde ise ödeme deneyiminin giderek daha görünmez hale geleceğini düşünüyorum. Yapay zekâ, açık bankacılık ve servis bankacılığı gibi alanların gelişmesiyle finansal servisler müşteri yolculuğunun daha doğal bir parçası olacak. Bizim için önemli olan da bu dönüşüme hızlı adapte olabilecek esnek bir teknoloji altyapısı oluşturmak.
Developer kökenli bir CTO olarak bugün teknik kararların ne kadarının içinde kalıyorsunuz? Kod yazmaktan teknoloji stratejisi belirlemeye geçişte en zorlandığınız nokta ne oldu?
İşin mutfağından geldiğinizde, o mutfaktaki operasyonu bir anda bırakmak çok kolay olmuyor. Benim için en zor konulardan biri de bu dengeyi kurmak oldu. Ekibinize güvenip kendi kararlarını almaları ve inisiyatif kullanmaları için alan açarken, zaman zaman “Ben olsam bunu farklı yapardım ama söylersem kararlarını etkiler miyim?” diye düşündüğünüz oluyor.
Zamanla her teknik kararın içinde olmak yerine doğru ekibi kurmanın, doğru soruları sormanın ve ekibin kendi kararlarının sorumluluğunu almasına alan açmanın daha değerli olduğunu öğrendim. Son dönemde bu konuda kendimi oldukça geliştirdiğimi düşünüyorum.
Büyük ve kritik sistemlerde teknoloji altyapısını tasarladığınız MoneyPay ekosisteminde bugün sizin için en önemli kriterler neler? Şirketinizde performans, ölçeklenebilirlik, güvenlik ve geliştirici deneyimi arasında nasıl bir önceliklendirme yapıyorsunuz?
Finansal sistemlerde bu başlıkların tamamı kritik. Dakikalarla ölçülen bir kesinti veya kısmi hizmet verememe durumu bile, ödeme altyapısını size emanet eden şirketler için doğrudan ticari kayba dönüşebiliyor.
Bu nedenle MoneyPay’de güvenlik bizim vazgeçilmez ve birinci önceliğimiz. Geliştirdiğimiz bir özelliğin güvenlik standartlarını karşılamaması durumunda, bırakın canlı ortamı, test ortamına dahi ilerleyemeyeceği süreçler tasarlıyoruz. Sonrasında önceliklerimizi ölçeklenebilirlik, performans ve geliştirici deneyimi olarak sıralayabiliriz. Amacımız bu dört alanı mümkün olduğunca birbirinden ödün vermeden birlikte geliştirmek.
Yapay zekânın yazılım geliştirme süreçlerini dönüştürdüğü bir dönemden geçiyoruz. AI coding araçlarının developer'ların çalışma biçimini ve teknoloji ekiplerinin yapısını önümüzdeki birkaç yıl içinde nasıl değiştireceğini düşünüyorsunuz?
Yapay zekânın developer’ların rolünü kod yazmaktan çok sistem tasarlamaya doğru taşıyacağını düşünüyorum. Developer’lar, AI’ın ürettiği çıktıları doğru şekilde yönlendiren, sınırlarını belirleyen ve kontrol altında tutan birer “orkestra şefi” konumuna gelecek.
Bununla birlikte yazılım geliştirme hızının çok ciddi şekilde artması, rekabetin dinamiklerini de değiştirecek. Bugün önemli bir avantaj olarak gördüğümüz “time to market”, herkesin çok daha hızlı ürün geliştirebildiği bir dünyada tek başına eskisi kadar büyük bir fark yaratmayacak. Asıl rekabet avantajı, doğru problemi seçmek, doğru sistemi tasarlamak ve teknolojiyi iş değerine dönüştürebilmek olacak.
Bir CTO olarak AI'ı şirket içinde gerçekten değer üreten bir teknolojiye dönüştürmek için nereden başlamak gerektiğini düşünüyorsunuz? AI kullanımında bugün şirketlerin yaptığı en büyük hata sizce ne?
Teknolojiye meraklı insanlar olarak zaman zaman hype olan teknolojileri, hayatımıza veya işimize nasıl bir katkı sağlayacağını yeterince sorgulamadan kullanmaya odaklanabiliyoruz. MoneyPay ekosisteminde AI’a yaklaşırken öncelikle yapacağımız yatırımın gerçekten nasıl bir değer üreteceğini ve ekosistemimize ne katacağını anlamaya çalışıyoruz.
Bence şirketlerin yaptığı en büyük hata da AI’ı “fancy” olduğu veya kullanmazlarsa geride kalacakları düşüncesiyle sahiplenmek. Teknolojiyi kullanmak bir amaç değil, doğru problemi çözmek için bir araç olmalı. Sağlayacağı faydayı ve uzun vadeli etkisini analiz etmeden yapılan AI yatırımlarının gerçek bir değer üretmesi oldukça zor.
CTO olarak bugün genç developer'larda gördüğünüz en büyük eksiklik ne? Buna karşılık sizi en çok etkileyen hangi özelliklerini görüyorsunuz?
Genç developer’larda gördüğüm en büyük eksikliklerden biri, zaman zaman problemi tam anlamadan doğrudan çözüme ve kodlamaya odaklanmaları. Özellikle AI ile birlikte kod üretmenin çok kolaylaştığı bir dönemde, “Nasıl yaparım?” sorusundan önce zaman zaman durup “Neden yapıyorum, hangi problemi çözüyorum ve yaptığımın daha iyisi yapılabilir mi?” sorularını kendilerine sormaları gerektiğini düşünüyorum.
Buna karşılık beni en çok etkileyen tarafları öğrenme hızları ve yeni teknolojilere adaptasyon yetenekleri. Bizim zamanında uzun süre araştırarak veya deneyerek ulaştığımız bilgiye bugün çok daha hızlı erişebiliyor ve yeni bir teknolojiyi çok kısa sürede üretimlerinin bir parçası haline getirebiliyorlar. Bu avantajı, doğru problemi anlama ve sorgulama alışkanlığıyla birleştirdiklerinde çok güçlü bir developer jenerasyonu ortaya çıkacağını düşünüyorum.
Fehmi Anaç'a değerli görüşleri için çok teşekkür ederiz.
